açıldığından beri hastası olduğumuz çin büfe'nin bu sefer gerçekten hastası olduk. şu aralar biraz uzak durmakta fayda var. biz zehirlendik, siz yoğurdu üfleyerek yiyin.
geçmişler olsun. tansiyonu artırmak için gerilimli konular akla getirmek, tuzlu ayran, korku filmleri, Roger Ackroyd Cinayeti, deniz börülcesi, yok, bu sanırım iyi fikir değil bu durumda, gri saçlı magazinci kadını seyretmek, nişana aksesuarlar düşünmek, beşiktaş.
ferhatt: doktor bey, ben pirinç yemedim. kalamar yedim, noodle yedim. şimdi bunları yazarken, canım istedi yine. ama tövbe. gidip acılı ezme ve adana kebap yiyeceğim. zehirleneceksem bari kendi mutfağımdan olsun.
sevgili templar, ayranı yalnızca düşünmek bile tansiyonumu artırabiliyor... ıyyk.
kingfisher: sevgili fışır, duydum ki yine uzak diyarlara gitmişsiniz. size bir çift lafım var: 什么? 您不可以讲中文吗?
Öncelikle büyük geçmiş olsun, diyorum! Daha önce yazamadım, kusura bakma lütfen. Tanrı aşkına, bu sıcaklarda ne Çin yemeği ne de deniz ürünleri (balık, karides, kalamar) yememenizi ısrarla öneriyorum! İlla ki Uzakdoğu yiyeceğim, bana ne bana ne diye tutturursanız da Japon yemeği yiyin! Cafe Bunka'yı, iyi bildiğim ve hiç sorun çıkarmamış bir yer olarak önerebilirim.
11 yorum:
eöeö, ben seni korkudan arayamamak. bet'ten öğrenmek. geçmiş olsunların ilkini buradan dilemek. acil şifalar için dua etmek. öpmek.
özellikle dışarda pirinç yerken dikkat etmek. genelde insanlar pirinçten zehirlenmek.
geçmişler olsun. tansiyonu artırmak için gerilimli konular akla getirmek, tuzlu ayran, korku filmleri, Roger Ackroyd Cinayeti, deniz börülcesi, yok, bu sanırım iyi fikir değil bu durumda, gri saçlı magazinci kadını seyretmek, nişana aksesuarlar düşünmek, beşiktaş.
gerçek çin yemeği mide bozan, kuskus yapandır. gerçek çinli ise, "ne? çince bilmiyor musun?" diye şaşırdandır. taksici bile olsa.
dilsuhte: benden neden korkuyorsunuz ayol.
ferhatt: doktor bey, ben pirinç yemedim. kalamar yedim, noodle yedim. şimdi bunları yazarken, canım istedi yine. ama tövbe. gidip acılı ezme ve adana kebap yiyeceğim. zehirleneceksem bari kendi mutfağımdan olsun.
sevgili templar, ayranı yalnızca düşünmek bile tansiyonumu artırabiliyor... ıyyk.
kingfisher: sevgili fışır, duydum ki yine uzak diyarlara gitmişsiniz. size bir çift lafım var:
什么? 您不可以讲中文吗?
Şi Şei.
büyük geçmişler ola..
zehirlenerek kıvrandığın için gelemediğin gün, biz de karnımızı çin büfede doyurduk.
ttku da -kuvvetle muhtemel- oradan zehirlenmiş.
korktum ben.
guzel bir sarki caliyor, saclarimi boyadim. o yikamadan onceki bekleme surecindeyim, yani ben iyilestim.
bir dahaki sefere birlikte cin bufe'ye gider, kizarmis dondurma yeriz sadece.
opuyorum cikik elmaciklardan.
doğru, sonradan hatırladım bir anket sorusundaki ayranla ilgili cevabını. ben anket demeyeyim ama en iyisi..
yazın dışarıda tavuğa dikkat etmeli..
@ sothyz:
Arkadaşım,
Öncelikle büyük geçmiş olsun, diyorum! Daha önce yazamadım, kusura bakma lütfen. Tanrı aşkına, bu sıcaklarda ne Çin yemeği ne de deniz ürünleri (balık, karides, kalamar) yememenizi ısrarla öneriyorum! İlla ki Uzakdoğu yiyeceğim, bana ne bana ne diye tutturursanız da Japon yemeği yiyin! Cafe Bunka'yı, iyi bildiğim ve hiç sorun çıkarmamış bir yer olarak önerebilirim.
Tekrar geçmiş olsun, Tanrı beterinden saklasın!
Yorum Gönder