sothyz (ödev): okulu bırakalım mı ya?
piggy (ödev): hakkaten ya, ne güzel söyledin.
28 Mayıs 2007 Pazartesi
27 Mayıs 2007 Pazar
lost
gençler: sıpoylır içerir, dikkatli olalım. lost'un sezon finalini izlemediysek hemen gözlerimizi kapatalım.
lost'u izledim biraz önce, yine beğenmedim.
o kadar baydım ki artık, adada mı kalacaklar, kurtulacaklar mı, o flashforward'larda gördüğümüz şey bir çeşit izleyici aldatmacası değilse, bir de geri dönmeye çalışmalarına mı tahammül edeceğiz falan filan, benden geçti artık lost.
çarli için "ıyy, şu da ölse artık" diye söylenip duruyordum, şimdi pişmanım. sanırım çarli benim yüzümden öldü, izleyenlerden ve sevenlerinden özür diliyorum.
diğer ölenlerden aradığım pek yok ama mistır eko'yu seviyordum mesela, sarılı göğsünün altından çıkan kahverengi göbeğini ısırmak istiyordum.
buradan genç kızlarımıza sesleniyorum: jack'miş sawyer'mış bunları bırakın. olay iç güzellikte, yiğitlikte. sayid'in hastasıyız.
neyse, ne diyordum? ben finali beğenmedim ama henüz izlememişken beni kandırmak için yeni bir sezon finali yazan alec'i anlatmadan geçemeyeceğim.
yarım saat geç kaldım diye oturup finali tek başına izleyen mösyö eiffel, ben geldiğimde bu marifetini bana söyledi ve coşkulu tepkimle karşılaştı.
ilerleyen saatlerde eğer gıcık bir insan olursam beni, bölümün sonunu söylemekle tehdit edip durdu. daha da ilerleyen saatlerde, sanki ağzından kaçırmış gibi yaparak bölüm sonunda bir teleskop bulduklarını söyledi.
ben "yeter artık daha fazla anlatma" dedikçe,
"kendimi tutamıyorum artık söylemem lazım" diyerek devam etti:
"sonra teleskopla gökyüzüne bir bakıyorlar, uzaklarda ayı ve dünyayı görüyorlar!!!"
açık konuşayım, buna inandım. ancak bu kadar saçma bir final bekliyordum zaten.
ertesi gün öğlen saatlerinde bana "teleskop falan yok, şaka yaptım" dediğinde inanmamamın sebebini de buna yorarsak, söz konusu alıklığım için hafifletici bir sebep olabilir. (diye düşünüyorum.)
sonra birkaç kişiye sordum "lost'un son bölümünde teleskopla ilgili bir şey var mı?" diye, yokmuş.
kandırıldım.
gerçek hayata ne kadar yaklaşırsa, ben o kadar kopuyorum sanırım lost'tan. ilk sezon falan ne güzeldi, şimdi o gizemli ada adeta bir filistin ortamı. senaryoyu william golding'in yazdığından şüpheleniyorum.
bir pazar öğleden sonrasından, saygılar. ne yazdığımı ben de tam olarak bilmiyorum. sayfanın boş kalmasından hoşlanmadığım için klavyenin tuşlarına vurup durdum.
lost'u izledim biraz önce, yine beğenmedim.
o kadar baydım ki artık, adada mı kalacaklar, kurtulacaklar mı, o flashforward'larda gördüğümüz şey bir çeşit izleyici aldatmacası değilse, bir de geri dönmeye çalışmalarına mı tahammül edeceğiz falan filan, benden geçti artık lost.
çarli için "ıyy, şu da ölse artık" diye söylenip duruyordum, şimdi pişmanım. sanırım çarli benim yüzümden öldü, izleyenlerden ve sevenlerinden özür diliyorum.
diğer ölenlerden aradığım pek yok ama mistır eko'yu seviyordum mesela, sarılı göğsünün altından çıkan kahverengi göbeğini ısırmak istiyordum.
buradan genç kızlarımıza sesleniyorum: jack'miş sawyer'mış bunları bırakın. olay iç güzellikte, yiğitlikte. sayid'in hastasıyız.
neyse, ne diyordum? ben finali beğenmedim ama henüz izlememişken beni kandırmak için yeni bir sezon finali yazan alec'i anlatmadan geçemeyeceğim.
yarım saat geç kaldım diye oturup finali tek başına izleyen mösyö eiffel, ben geldiğimde bu marifetini bana söyledi ve coşkulu tepkimle karşılaştı.
ilerleyen saatlerde eğer gıcık bir insan olursam beni, bölümün sonunu söylemekle tehdit edip durdu. daha da ilerleyen saatlerde, sanki ağzından kaçırmış gibi yaparak bölüm sonunda bir teleskop bulduklarını söyledi.
ben "yeter artık daha fazla anlatma" dedikçe,
"kendimi tutamıyorum artık söylemem lazım" diyerek devam etti:
"sonra teleskopla gökyüzüne bir bakıyorlar, uzaklarda ayı ve dünyayı görüyorlar!!!"
açık konuşayım, buna inandım. ancak bu kadar saçma bir final bekliyordum zaten.
ertesi gün öğlen saatlerinde bana "teleskop falan yok, şaka yaptım" dediğinde inanmamamın sebebini de buna yorarsak, söz konusu alıklığım için hafifletici bir sebep olabilir. (diye düşünüyorum.)
sonra birkaç kişiye sordum "lost'un son bölümünde teleskopla ilgili bir şey var mı?" diye, yokmuş.
kandırıldım.
gerçek hayata ne kadar yaklaşırsa, ben o kadar kopuyorum sanırım lost'tan. ilk sezon falan ne güzeldi, şimdi o gizemli ada adeta bir filistin ortamı. senaryoyu william golding'in yazdığından şüpheleniyorum.
bir pazar öğleden sonrasından, saygılar. ne yazdığımı ben de tam olarak bilmiyorum. sayfanın boş kalmasından hoşlanmadığım için klavyenin tuşlarına vurup durdum.
26 Mayıs 2007 Cumartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
