22 Ekim 2007 Pazartesi

sorulaar sorulaar, şimdi gözümde canlandılaar

mösyö templar'ın geçtiğimiz yüzyılın başlarında soracağına söz verip, heveslendirdiği sorular geldi.
eh, sorular gelince, ben de geldim.

1. sahnede kiminle şarkı söylemek istersin?
ilk sorular hep kazık olur, aklıma kimse gelmiyor.

2. bilinçaltına kazınmış bir film sahnesi?
exorcist'te içine şeytan girmiş kızın merdivenleri ters ters inişi. bunu yıllardır unutamadım.
hâlâ aklıma geldikçe de korktuğumu çok az kişiye itiraf edebilmişimdir.
artık buradan ilan ediyorum.


3. hangi filmde hangi rol sana teklif edilmiş olsun isterdin?
chicago'da ketrin zeta-cons'un oynadığı velma'yı itirazsız kabul ederdim.

4. kapı çalınsa karşında bulduğunda 'hmm, ama' demeden evlenme teklifini kabul edeceğin bir ünlü var mıdır?
hehehe, medeni durumum bu soruyu cevaplamaya uygun değil ama genç kızlarımıza benim de beğendiğim birkaç isim ile ilgili öğüt vermek isterim:
jude law'la evlenmeyin. gözü oynaşta, çocuklarımın dadısı, bacısı demiyor. yersiniz boynuzu.
sean penn'le evlenmeyin. koskoca madonna'yı bile dövdü, size hiç acımaz. yersiniz tokadı.

5. senin için neyi çalalım? (şarkı değil).
benim için lütfen eski bir amerikan arabası çalın. 66 ya da 67 mustang tercih sebebi.
olmazsa chevrolet impala veya cadillac da olabilir, sorun çıkarmam.

6. yul brynner'ın westworld'ünde fantastik seyahatlar yaşatan şirket 3 alternatif sunar: ortaçağ, antik roma ve vahşi batı. dur, ben 3 tane daha ekleyeyim: 18.yy. fransası, 100 yıl önce japonya ve savaş öncesi vietnam. buyur seç.
henüz islamiyeti kabul edip arap ve fars kültürlerinin etkisi altına girmemiş, şamanist, anaerkil ve göçebe türkleri merak eder dururum. (o, mon diyö! ne sıkıcı bir cümle bu!)
yukarıdaki seçenekler olmasaydı derdim ki: 8. yüzyıl orta asya'sına gidip at sırtında doğup, at sırtında ölmek isterdim.
eh, ama madem seçeneklerim belli, aralarından ortaçağ'ı seçeyim bari.

7. tüm zamanlarda en sevdiğin giysin?
bu konuda hiç stabil değilim, en yeni aldığım şey neyse en sevdiğim de odur.
ama düz beyaz atletleri kullanışlı bulurum, kot pantolonla pek yakıştırırım.

8. kaydettiğin, notaldığın birşeyler var mı?

şimdi çok güzel bir defterciğim var
ona (nedîm'den bir beyit veya r.hisarüstü-kadıköy otobüs saatleri gibi) sevdiğim/ihtiyacım olabilecek şeyleri yazıyorum, bazen bir şeyler çiziyorum. ama yer kapladığı için her zaman yanımda taşıyamıyorum.

onun dışında okul arkadaşlarımın pek yakından tanıdığı "filizz serisi" ile okuldaki unutulmaz anları/kişileri ölümsüzleştiriyorum.

bir ara yetersiz hafızamdan sebeple okuduğum kitaplarla ilgili notlar tutmaya karar vermiştim, tutmadı.

başka bir zaman, çok eskilerden aklıma gelen ve unutmak istemediğim bazı hatıraları bir deftere madde madde yazmaya karar vermiştim, tutmamıştı. şimdilerde neler yazmışım okumak istiyorum ama defteri bulamıyorum.

ortaokuldayken günlük tutardım, sonra annem okumuştu. hehehehe, zor günler geçirdim.
("demek fulya'nın doğumgününde bira içtiniz küçük hanım!!!")

9. şimdi birileri hangi konuda post yazsın istersin?
o değil de bence artık kimse feysbuk'la ilgili yazı yazmasın, kusacağım.

10. mümkün değil katılmayacağın toplumsal bir akım/moda?
asla kürk giymem.
ama ineklere vs. acıdığım için vejetaryen olamam. et nimettir.

kavramsal sanatlardan, video-art'tan, tekno müzikten falan keyif almak da bana çok uzak.

yeri gelmişken,
geçenlerde bizimkilerle gittiğimiz bir film festivalinde üniversiteli sanatçı öğrenci kardeşlerimizin -sağolsunlar-, hazırladıkları "kısa" filmleri izlemiştik. üstelik zorla da değil, gönüllü gitmiştim...
içi su dolu bir balona yavaş çekimde iğne batırıp patlatıp, göğüs kıllarına zoom in yapıp, arkaya da almanca elektronik müziği basarak çok süper bir halt becerdiği sanrısındaki gençler ve izlediği ama anlamadığı her çirkin şeye paye veren göz makyajlı erkekler, bitli pejmürde kızlar. benim için çağdaş sanat işte bu.

sığ görüşlerim şimdilik bu kadar, bir sonraki sorulara kadar, esen kalın.
mösyö templar, teşekkürler. ve hayır, sandığınız gibi prexy midir nedir, o çalışmıyor. üstte size verdiğim link'i sevgili ümit basen'den gördüm ve çaldım.