Bundan yaklaşık 7-8 yıl önce, Asmalımescit'teki bildik meyhanelerden birinde, kendisiyle aynı rakı sofrasında bulunma şerefine nail olmuştum. Sazı sözü yerinde, engin ve derin muhabbetli bir insan.
"telefonlarımı açma, bir de utanmadan 'okulda seminerdeyim' diye mesaj at. sanki bilmiyoruz milleti 'konfersans var, seminer var, gelmeyenin ...' diye tehdit edip, sonra da gelenleri konuşmanın ortasında ayartıp turşucuya götürdüğünü!!111" benzeri laflar hazırlamıştım sana, bu yazıyı görüdğüme ne kadar sevindiğimi bilemezsin, hahahakdsffff
neysee, senin adına sevindim zep -ve merak ettim, kim bu sevecen hocamız deyu-, hatta en sonunda utanmış halinle nası gülümsediğini gözümün önüne getirdim ve düşündüm ki görüşmeyeli çok olmuş.
g. artemis: ah, siz benden de havalısınız. ben yaşar kemalle bir duble içsem, hiç ayılmam gibi geliyor :)
karides: defterime öyle bir şey yazarsan, defterine kara cin çizerim, sonra korkudan defterini açamazsın. ayağını denk al.
mösyö templar: bu yaşar kemal odaklı yaklaşımınıza bayıldım: her blog bir gün yaşar kemal'le tanışıldığının yazılması içindir :) bir de, koca bölümden giden tek kişi olunca ister istemez hocalarla ara iyi oluyor.
jongül: adalet ağaoğlu o kadar anneanne gibi ki, görünce insanın canı turşu istiyor. turşu aşermek de bulaşıcı bir şey, biri isteyince, herkes istiyor... sonra kendini beşiktaş soydan turşucusunda bulmak işten bile değil. sevgi dolu hocamız köksal hocamız, hihoho.
8 yorum:
Bundan yaklaşık 7-8 yıl önce, Asmalımescit'teki bildik meyhanelerden birinde, kendisiyle aynı rakı sofrasında bulunma şerefine nail olmuştum. Sazı sözü yerinde, engin ve derin muhabbetli bir insan.
ne diyosun sen.
ama sen dur, ben o deftere "bana kalbin kadar temiz bir sayfa ayırdığın için çok teşekkür ederim"le başlayan bi yazı yazayım da gör gününü.
ne güzel, blogda dediğin de aslında bugünler için, di mi? bunu yazmak için.
ve demek hocalarla aran iyi.
"telefonlarımı açma, bir de utanmadan 'okulda seminerdeyim' diye mesaj at. sanki bilmiyoruz milleti 'konfersans var, seminer var, gelmeyenin ...' diye tehdit edip, sonra da gelenleri konuşmanın ortasında ayartıp turşucuya götürdüğünü!!111" benzeri laflar hazırlamıştım sana, bu yazıyı görüdğüme ne kadar sevindiğimi bilemezsin, hahahakdsffff
neysee, senin adına sevindim zep -ve merak ettim, kim bu sevecen hocamız deyu-, hatta en sonunda utanmış halinle nası gülümsediğini gözümün önüne getirdim ve düşündüm ki görüşmeyeli çok olmuş.
g. artemis: ah, siz benden de havalısınız. ben yaşar kemalle bir duble içsem, hiç ayılmam gibi geliyor :)
karides: defterime öyle bir şey yazarsan, defterine kara cin çizerim, sonra korkudan defterini açamazsın.
ayağını denk al.
mösyö templar: bu yaşar kemal odaklı yaklaşımınıza bayıldım: her blog bir gün yaşar kemal'le tanışıldığının yazılması içindir :)
bir de, koca bölümden giden tek kişi olunca ister istemez hocalarla ara iyi oluyor.
jongül: adalet ağaoğlu o kadar anneanne gibi ki, görünce insanın canı turşu istiyor.
turşu aşermek de bulaşıcı bir şey, biri isteyince, herkes istiyor...
sonra kendini beşiktaş soydan turşucusunda bulmak işten bile değil.
sevgi dolu hocamız köksal hocamız, hihoho.
ayrıca da utanmış halde gülümsememi gözünde canlandırıabilmen takdire şayan bir şey, ben senin yüzünü bile hatırlamıyorum! hıh.
hocayı ben de köksal hoca diye tahmin etmiştim. Başkası olamaz zati
siz, bizim isimsiz değil; başka bir isimsiz'siniz, değil mi?
Yorum Gönder