starbaks'ın o kahve beklenilen tezgâhında dikilmiş kahvelerimizi bekliyorduk. biraz önce verdikleri fişi elinde evirip çevirip bir külâh haline getirdi. konuşmuyor, bekliyorduk.
neden sonra ben, "o rus kontes meğer puşkin'i türkçe'ye ilk çeviren çevirmenmiş" dedim.
elindeki külâhı bana doğru uzatıp:
- sen onu benim külâhıma anlat, dedi.
sırf bunu söylemek için susmuş, pusuda bekliyormuş meğer.
- ben bunu yazmaz mıyım eve gidince? dedim.
18 Nisan 2008 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

1 yorum:
evet. 3 gündür evde külah yapıp biriktiriyordum. uygun anı kolluyordum. ancak fırsat oldu.
Yorum Gönder