birkaç gündür evde terminator: the sarah connor chronicles izleniyor. terminatör'ün dizisi işte anlayacağınız.bizimki, "bu ne biçim terminatör, mutfak robotu bile ondan daha tehlikelidir, izlemem mizlemem." dediyse de dvd'leri kaptı, eve getirdi.
işini bildiği için, eşref saatimi kollayıp beşiktaş'ta balıkçıda oturmuş şahane bir salata yerken (ertuğrul özkökvâri bir giriş!) ikna turlarına başladı.
ben her zamanki gibi önyargılıydım.
o ise sandığım kadar kötü olmadığını açıklayabilmek için terminatör hakkında ne bildiğimi sordu.
"- işte arnıld şıvarzeneger bi polis. sonra ölüyor. ölünce onu yeniden yapıyorlar, terminatör oluyor. sonra bir de uzaydan gelen robotlar var."
cevabıma neden bu kadar güldüğünü ilk başta anlayamadım. meğer starwars, robokop ve terminatörü karıştırıp yeniden yorumlamışım.
"- ne farkeder? terminatör dediğin elinden ateş edebilen, ensesinden bomba fırlatabilen bir adam işte benim için." dediğimde ise, gözlerinden yaşlar akıyordu.
hâlâ robokop'la karıştırıyordum. zaten yoda dedikleri de benim için fıstıklı sarma'ya benzeyen küçük yeşil bir cüceydi.
hiçbir şey bilmediğim ama hakkında bazı fikirlerim olduğu bazı şeyler var. o fikirler öyle yüzeysel ve o kadar yanlış ki bizi çok eğlendiriyor. unutmamak için bunları yazmak istiyorum ama hep unutuyorum.
neyse.
ama unutamadığım bazı şeyler var. mesela son zamanlarda gittiğimiz berbat konserler. gutter
twins ve sebadoh faciasını daha önce yazmıştım. hemen ardından da broken social scene eziyetine maruz kaldık.babylon tıklım tıkışlığında kısa boylu robot-sever kızlar, kabak kafalı reklamcılar, ilk defa müzik dinliyormuşçasına coşkulu ecnebiler arasında ...... gibi bir müzik dinledik. (noktalı yeri dilediğiniz bir fallik kelimeyle doldurabilirsiniz)
(alec'in benim ağzımdan konser yorumları yaptığı rak çik bildiriyor serisinin ilgili bölümü için; bakınız.)
biletleri sevgilim almıştı.
şimdi çemkirmiyim, belki o beğenmiştir diye düşünerek "hadi zeynep, hadi biraz daha dayan, bir şarkı daha, hadi nefes al, az sonra bitecek, olmadı bayılma numarası yaparsın" diye telkin yapa yapa uzun bir süre dayandım.
kendime uğraşlar buldum, mesela önümdeki kel adamları saydım. 5 m2'lik bir alanda ebatları bir cüce ve bir badici arasında değişen 4 kabak vardı.
çok mutsuzdum, antibiyotik kullandığım için içki de içemiyordum.
herkes çok eğleniyordu, kısa boylu robot-kızlar zıplıyordu, kabak kafalar birbirlerine sürtünmeye başlamışlardı.
bense çıkıp canım ciğerim'de şiş yemenin hayallerini kuruyordum.
mikrofon izleyiciye fırlatılıyor, üflemeliler sahnede zıplıyordu.
şapkalı vokalist, otobüste poposunun ellendiğini söylüyor, kalabalık daha da coşuyordu.
adeta bir ergen gibi, kendimi dünyaya ait hissetmiyordum.
utanmasam üst katın balkonundan aşağı atlayacaktım.
herkes çok eğleniyordu.
artık ayıp olmasın diye sağa sola sallanmaktan da vazgeçmiş, domuz gibi sahneye bakıp, heykel gibi dikiliyordum.
derken, "ben yoruldum, oturalım mı?" dedi.
kafa salladım.
"ben çok sıkıldım ...... gibi çalıyorlar" dedi. (yine fallik bir obje ile doldurun boşluğu)
birden ergenlikten çıktım, gözlerim ışıdı. onu da çekerek kendimi dışarı attım.
yandaki kaldırımda oturup içeriden çıkacak arkadaşımızı beklerken, indie'ye nefretimizi kustuk. bir dahakine gitarlı davullu bir konsere gitmemiz gerektiğine karar verdik.
ona neden aşık olduğumu bir kez daha hatırladım, sonra gözlerinin içine bakıp "canım ciğerim'e gidip şiş yiyelim mi?" dedim.
(çok pişmanım, keşke tut kolumdan rock werchter'e götür beni deseymişim.)
dünyanın en romantik anını bozuyorum ama terminatör'ün ilk sezonunu bitirdiğimizden beri kafamızı bir soru kurcalıyor: robotlar dünyayı ele geçirip insanları falan öldürüp ne bok yiyecekler? niye yani? neden?
zaten robotsun.
ferdi tayfur haklıymış, artık ben de hayatı çoban salata gibi görüyorum.

2 yorum:
Bir Star Wars manyağı olarak;
"zaten yoda dedikleri de benim için fıstıklı sarma'ya benzeyen küçük yeşil bir cüceydi."
cümlenizi kınım kınım kınıyorum! Aşkolsun! >:-(
hahahaha o işin şakası tabii, starwars'u robocop'la karşılaştırmak bile abes aslında.
ama yoda'yı her gördüğümde canım fıstıklı sarma istiyor gerçekten:)
Yorum Gönder