
louie son zamanlarda iyice çıldırdı. aşka gelip saçlara sürtünüyor, ciyak ciyak bağırıp aşk şarkıları söylüyor falan. ve bunu yaklaşık 3 aylık olduğundan beri, 4 aydır yapıyor.
bu kadar erken aşka gelen bir kuş bilmedim, görmedim.
bir de bu 6 ay içinde 3. kezdir tüylerini değiştiriyor. acaba bir şeyi mi var diye çok endişelendiğim için günlerdir internetteki mubiş forumlarında fink atıyorum. (mubiş, muhabbet kuşlarının, onları besleyen/sevenler arasındaki kısaltması)
okuduğum şeylerden biri, yeni çıkan tüylerini beğenmezse en iyisini çıkarana kadar uğraştığı. kendine yakışanı bulana kadar bizim ev kümes gibi tüy dolu olacak yani.
çapkın oğlum üst baş yapıyor kendine.
neyse, beni sabahın köründe 1.5 saat sonra son finalim başlayacakken bu yazıyı yazmaya itekleyen şey başka.
artık louie'nin tek başına olmasına gönlümüz razı olmadığından önümüzdeki hafta ona bir manita almaya gideceğiz. muhabbet kuşları eşli yaşadığından ve monogam olduklarından, eşlerini kendileri seçmek istiyorlarmış.
biz de oğlumuza bu flört özgürlüğünü verip, pet shop'a yanımızda götürerek manitasını kendisinin seçmesini sağlamaya karar verdik.
alec ise bu konuda çok dertli.
henüz 7 aylık olan oğlumuza 1-2 yaşında bir dişi kuş almak istiyormuş.
akran olmayan kuşların anlaşamadığını söylediğimde bana açıldı:
meğer gözünü bizde açan louie, başka kuşlarla temasta olmadığı için henüz çiftleşmek konusunda bir şey bilmiyormuş. o yüzden eğreti gelin hesabı erişkin bir dişiden bir süre gerekli cinsel eğitimi aldıktan sonra o kuşu gönderip, çıtır bir dişi almak istiyormuş.
(nasıl yüreğin dayanacak eve aldığımız kuşu tekrar göndermeye dediğimde bana: bırak yaa, yollu o zaten dedi.)
çünkü louie, yanına nasıl yapılacağını bilmeyen bir dişi gelirse, kendisi de ne yapacağını bilmediği için öyle saçma sapan davranıp birbirlerinden soğurlarmış.
bunun çok saçma olduğunu, hayvanların içgüdüsel olarak ne yapılacağını bildiğimi söylediğimde ise bana blue lagoon örneğini verdi!
eğer işe yarasa, babası olarak cinsel eğitimini kendisi verirmiş ama muhabbet kuşu dünyasında işler bizimkinden farklı oluyormuş.
acaba google'da muhabbet kuşu pornosu var mıdırmış, başlangıç için iyi olabilirmiş.
bu esnada louie, aramızda konuştuklarımızdan habersiz tepemizde "küçük kuuuuuuuuuş" diye bağırarak uçuyordu.

9 yorum:
Bizim beyaz topak çapkınlık turlarında.
Evi terk etti. Geçen gün moda caddesinde volta atarken bana yakalandı. Ve ben "oğluum!" diye bir sevinç nidasıyla yanına yaklaştığımda sevecen ve özlemiş ses tonuyla hemen bana yaklaştı ve kendini sevdirdi, ta ki benim can alıcı sorumu duyana kadar. "Oğlum niye eve gelmiyorsun hiç?" Bir adım geri attı bu sorumun üstüne. Ben de çocuk üzerinde daha fazla baskı kurup arkadaşlarının yanında utandırmamak için hızla moda çay bahçesine yöneldim. O gün bu gündür etrafta görmüyorum. Ya başka kadınların peşinde uzaklara gitti, ya da bizim topağı biri beğendi ve evine götürdü :(
K. Princess Lizard.
hahahaha!
gerçekten çok anlayışlı bir ergen annesisin vernel.
yani ben iki ayak üstünde yürüdüğüm ve kakamı da kumların üstüne yapmadığım halde, annem beni yakaladığında hiç bu kadar anlayışlı olmadı.
ben annesi değilim-değildim de ondan ;)
K. Princess Lizard.
teyzesi?
olsun teyze de anne yarısıdır.
e ama monogami hani? louie eğreti geline olan aşkından o genç tazeye dönüp bakmaz bile.
babasının monogamiyi pek taktığı yok, "istesin oğluma bütün petshopu alayım" diyordu en son.
Hiç böyle tatlı tatlı anlattığına bakmayın. Bu kuş bildiğiniz sapık! Öyleki, evde arkamdan pişttt pişttt diye sesleniyor, sonra da tüneğine kıçını sürterek bana bir şeyler ima etmeye çalışıyor.
yazına, yorumuna sağlık, hem lui yi pek sevdim, hemde okumaya başladığımdan beri ofiste, odamda bir başıma gülüp duruyorum, herkes delirdim sandı! yazıların çok keyifli :)
sefgiler
teşekkür ederim :D
Yorum Gönder